Van.. 1915 Ocak.. Kış… 1’nci Dünya Harbi’nin ilk ayları… Eli tüfek tutan herkes Ruslarla ölüm – kalım harbindeyken sınır birliklerinde cephane tükenir… Vanlı çocuklar gönüllü olurlar; Yaşları 12 – 17 arasında değişen 120 isimsiz kahraman çocuk… Cephaneyi sırtlanırlar, karlı dağlarda günlerce gecelerce yürürler…

Ünlü yönetmen ve yapımcı Michael Mann yapımcılığını üstlendiği, Michael Mann’in kızı Ami Canaan Mann’ın yönetmenliğini yaptığı The Texas Killing Fields (Teksas Ölüm Tarlası) isimli filmin fragmanı yayınlandı. 2011 Venedik Film Festivali’nde prömiyerini yapacak filmin başrol oyuncuları; Sam Worthington, Jeffrey Dean Morgan, Chloe Moretz, Stephen Graham, Jessica Chastain ve Annabeth Gish. Filmin konusu; Teksas’taki küçük bir kasabada cinayet masası dedektifi olan Jake Souder (Sam Worthington) ve bölgeye New York’dan nakledilen bir polis (Jeffrey Dean Morgan); kurbanlarını öldürdükten sonra parçalara ayırıp Ölüm Tarlası olarak bilinen bir bataklığa atan sadist bir katilin peşine düşer.

Rubén yıllardır Paraguay’dan Buenos Aires’e ahşap taşımacılığını yapan bir kamyon şoförüdür. Bir gün Jacinta adında bir kadın, kucağında 8 aylık bebeği ile Buenos Aires’e gitmek için Ruben’den yardım ister ve birbirinden oldukça farklı hikayelere sahip bu iki insanın yol öyküsü de başlar. Karşılıklı ama sözsüz bir anlaşmayla birbirlerine hayatları hakkında soru sormadan, fazla konuşmadan yolculukları sürdürürler ama aslında söze dökülmeden konuştukları çok şey olacaktır…

Curtis LaForche, Ohio’da küçük bir kasabada sevgili eşi Samantha ve 6 yaşındaki işitme engelli kızı Hannah ile mutlu bir hayat sürmektedir. Hannah’nın sağlık ve özel eğitim masraflarını karşılamak için sınırlı gelirleri vardır. Fakat bir gün Curtis, yaklaşan bir fırtınaya dair korkunç kabuslar görmeye başlar. Gördüklerini kendisine saklar ama ailesini de yaklaşan bu fırtınadan korumak için evlerinin arka bahçesine bir ‘sığınak’ inşa etmeye karar verir…

1950’li yıllarda serbest gazetecilik yapan Paul Kemp (Johnny Depp), New York’taki hayatını bırakarak, küçük bir gazetede çalışmak için Porto Rico’ya gider. Gazetede çalışan Amerikalıların iç yüzlerini kısa bir sürede keşfeder. Kemp, çevresini saran öz yıkıma meyilli bu gruptan uzak durmaya ve kendisini korumaya çalışmaktadır…

1965 yılında üç MOSSAD ajanının görevi, Nazi rejiminin savaş suçlulularını bulup ortadan kaldırmaktır. Aradan otuz yıl geçmiştir. Ukrayna’da eski bir Nazi kalıntısının olduğu ihbarı alınınca ajanlardan biri göreve çağrılır. Amacı kimlik değiştirerek olası şüphelinin gerçek bir Nazi olup olmadığını açığa çıkarmaktır.

Pablo Escobar ve Andrés Escobar. Spor, Medellin, uyuşturucu ve politika Kolombiya toplumunun ayrılmaz parçalarıydı. Pablo Escobar, Medellin kartelini yöneten, dünyanın en zengin, en güçlü uyuşturucu taciriydi, Andrés Escobar ise Kolombiya’nın en büyük futbol yıldızı. Kişisel bir bağlantıları yoktu ama kaderleri birbirine dolanmıştı. Andrés yanlışlıkla kendi kalesine gol atıp Kolombiya Milli Takımı’nı 1994 Dünya Kupası’ndan edince bu hata hayatına mal oldu..

Michael ilişkilerde bağlanma sorunu yaşayan ama yemek pişirme konusunda usta olan bir şeftir. Soğuk görünümlü ama işinin ehl-i doktor Susan ise uzun zamandır özel hayatına kimseyi sokmadan, kendisini sadece işine vermiştir.
Susan ve Michael yakınlaşırken, tüm dünyada insanların duygularını bir bir yok eden bir salgın hastalık ortaya çıkar. İnsanlar sevme yetilerini bir bir kaybederken Susan ve Michael’ın aşkı hayata tutunabilecek midir?
Eva Green ve Ewan McGregor’ın baş rolleri paylaştığı dram ve hüzün dolu filmde, McGregor ile daha önce Young Adam’da çalışmış olan İngiliz yönetmen David Mackenzie’nin imzası var. Yönetmen daha önce Tutku Nehri (Young Adam) filmiyle de BAFTA’da En İyi Yönetmen ödülünü almıştı..

1937 yılında Japonya, Çin’in başkenti olan Nanjing’i işgal eder. Burada resmi olmayan rakamlara göre üç yüz bin Çinli’yi katleder. Film, bu katliamı anlatmaktadır. 1937 yılında Çin’de, ikinci Çin-Japon savaşı sırasında, bir cenaze, bir rahip, John (Christian Bale) defin hazırlamak için Nanjing’deki Katolik kilisesine gelir. Vardıklarında kendisini yalnız yetişkin manastır kız öğrencileri ve Yakın bir yerde genelev fahişelerden oluşan bir grup arasında bulur. Her iki grubun arasında kendini istemediği bir pozisyonda bulsada, işgalci Japon ordusunun dehşet koruyucusu, fedakarlık ve onurun anlamını keşfeder.

Çocuk parkında birbiriyle kıyasıya dövüşen iki haşarı çocuk… Sıradan görünen bir kavgayı, ebevyenler bir ev davetiyle modern biçimde çözmeye ve tatlıya bağlamaya çalışır. Fakat ilk başta medeni biçimde konuşarak sorunu çözmeye çalışsalar da, sonrasında işler sarpa sarar ve herkesin birbirinden sakladığı foyası meydana çıkar. Hiç kimse küçük çaplı bu ‘katliamdan’ kaçamaz…
Fransız oyun yazarı Yasmina Reza’nın Tony Ödüllü “The God Of Carnage” adlı tiyatro oyunundan uyarlanan yapım, 11 yaşında iki çocuğun okulda kavga etmesinin ardından aileleri arasında başlayan tartışmanın doğurduğu ilginç olayları konu alan bir kara-komedi olarak nitelendiriliyor.
Oscar Ödüllü oyuncularından oluşan kadroyu (Kate Winslet, Christoph Waltz, Jodie Foster, John C. Reilly) Polonyalı sinemacı Roman Polanski yönetiyor…
Oyun ülkemizde İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından Vahşet Tanrısı ismiyle oynanmıştı.

Radyo programları için metin yazarlığı yapan 27 yaşındaki Adam, nadir görülen bir kanser türüne yakalanmıştır. En iyi dostunun, annesinin ve kanserle mücadele derneğindeki terapistinin yardımlarıyla, Adam hayattaki en değerli şeyleri yeniden keşfedecektir…
Gerçek bir hikayeden yola çıkılarak çekilen 50/50 adlı yapım dostluk, sevgi ve hayata tutunma üzerine mizahi bir yaklaşım getiriyor. Başrollerini Joseph Gordon-Levitt ve Seth Rogen paylaştığı filmin yönetmenliğini ise Jonathan Levine üstlenirken senaryoda gerçekten kansere yakalanan ve bu tedavi sürecini deneyimlemiş olan Will Reiser’ın imzası var…

Ajan devgan, filmde bir polisi canlandırıyor, aynı meslekden arkadaşının intihar etmesi üzerine olaylar başlar, kötü insanların polisler üzerindeki baskıları ve o meşhur bol abartılı aksiyon sahneleri ile dolu bir film bizleri bekliyor..
Puanı:
6.9/10
1
Deli Dumrul (Emir Benderlioğlu), İstanbul’un Kurtlar Kuşlar Alemine meydan okumuş ve oyuna getirilerek hapse düşmüştür.
Puanı:
7.4/10
2
Kuş gribi virüsü tüm Los Angeles’ta hızla yayılırken, bu virüsle baş etmek için bir aşı geliştirmeye çalışan doktorun hikayesine tanık oluyoruz.
Puanı:
5.3/10
3
Hikaye, Çanakkale 5. ER Eğitim Tugayı’nda, bedelli olarak askerliklerini yapmakta olan bir grup “sivil er”in arasında geçer.
Puanı:
4.8/10
4
“The Frontline”, vahşi Kore savaşları boyunca alınan ve kaybedilen yüksek diyarların merkezinde geçen Kore Savaşı filmidir.
Puanı:
6.5/10
5
Puanı:
7.4/10
1
Puanı:
3.2/10
2